Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

BBG

Bugünlerde Benim Gördüklerim
Bazı hastalar vardır, toplum karşısında, şuur altı dürtülerinin tesiriyle ve bir kısmı da şuurlu olan tiyatro oyunu oynarlar. Perdeyi indirin, salonu boşaltın, oyun da biter çünkü seyircisi kalmamıştır.
 
Böyle bir hastalık veya hastalarla karşılaşan doktorun ilk alacağı önlem hastanın çevresindekileri oradan uzaklaştırmak ve hastalıkla ilgili gösterilerle ilgilenmemektir.
Şayet seyirci varsa, gösteriden elde edilen kazançlar varsa hastalık sürer gider. Ayrıca bu durum hastalık belirtilerinin daha çok pekişmesine neden olur. Hatta yatkınlığı olan kişilere telkin edilerek hastaların sayısı artırılır.
Hastalığa yakalananların ortak kişilik özelliklerine de değinecek olursak, Fransız okulunun çağdaş psikiyatrlarından Henry Ey (1900-1977) şunları sıralıyor:
1- Değişken ruhsal yapı (psikoplastisite). Kesin bir kimliğin gelişmemiş olması nedeniyle kolayca etki altında kalabilecek bir birey olması.
2 – Yalan uydurma eylemi (mitomani). Dupre’nin tanımladığı bu özellik, kişinin rol yapma, yalan uydurma ve hastalığa öykünme eğilimidir.
3 – Cinsel düzensizlik. Bu kişiler genellikle cinselliğe karşı düşkün olmaktan çok, cinsel alanda derin kısıtlanmalar ve düzensizlikler  yaşayan kişilerdir. Sanki cinsellik ön planda gibi görünsede cinsel soğukluk yaşarlar çoğunlukla.
Bu tür kişilikte davranışlar yapay, abartılmış, tiyatro oyunu oynar gibidir. Duyguları oynak ve yüzeyeldir. Dış görünüşleri ile baştan çıkarıcı gibidirler. Kendilerini dünyanın merkezi gibi görürler, sürekli beğenilmeyi beklerler.
Bu tip hastaların esaslı tedavisi uzun süreli analitik pisikoterapiyi gerektirir.
Analitik psikoterapi gerçek anlamda belli bir entelektüel seviyeye ihtiyaç gösterir. İşte sorun burada ortaya çıkıyor; bu rahatsızlık entelektüel kapasiteleri düşük, zekaca ve sosyal gelişmeleri bakımından nisbeten geri kalmış kimselerde sıklıkla görülmektedir. Mesela duruşundan, görünüşünden, bekleyemeyeceğiniz bir genel kültür yoksunluğu ile karşılaşabilirsiniz. Ülkenin dünyaca ünlü bir yazarını hem de seçenekler önüne konmasına karşın bilemeyebilir. Bunu da önemsemez çünkü kendisinin daha ünlü daha değerli olduğuna inanmaktadır, inandırılmaktadır.
Hastalık belirtileri desteklendikçe hasta veya hastalar bu belirtileri daha çok benimserler. Destek aldıkları kişilerde yatkınlık varsa hastalık onlara da telkin edilir, artık birbirlerinden ayrılmaz bir biçimde hastalığın gereği oyunun birer parçası olurlar. Telkine müsait, sosyal, ekonomik gelişmeleri bakımından geri kalmış veya bıraktırılmış toplumlarda bulaşma ve yaygınlaşma öyle bir seviyeye varabilir ki sağlıklı kalmak gittikçe zorlaşır.
Bütün bunları neden mi yazdım? Dedim ya BBG işte. Yani bugünlerde benim gördüklerim. Yoksa siz görmediniz mi?
Not : Bu makalenin yazılmasında Prof. Dr. Ayhan Songar ve Prof. Dr. Orhan Öztürk’ün ruh sağlığı ile ilgili kitaplarından alıntılar yapılmıştır.
Saygı ve Sevgilerimle

Prof. Dr. Mansur Beyazyürek