Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

FUTBOL – ŞİDDET

Futbol ne kadar popüler olursa, yaygınlaşırsa şiddet o kadar artıyor. Geçtiğimiz haftalarda İzmir’de bir kişi futbolun içindeki şiddette hayatını kaybetti. Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray’ın 2. hafta maçlarında (sırasında, öncesinde, sonrasında) yine şiddet – kan vardı.
 
Editörü olduğum Bağımlılık Dergisi’nin son sayısında köşemde bu konu ile ilgili yazdım. Güncel olması, futbolun içindekilerin (özellikle yorumcuların) konuya sağlıksız yaklaşımları nedeniyle Ailem.com’daki köşemde de aynı konuyu işlemeye çalışacağım.
 
İzlediğim, gözlediğim kadarıyla bu konuya karşı olanlar kendilerini hiç görmüyorlar, eleştirmiyorlar, kendilerine çeki düzen vermiyorlar. İşte işin en korkunç tarafı!
 
17 Ağustos Pazar akşamı Show TV’de Maraton programında futboldaki terörden görüntüler verildi, babasının kucağında başı kanlar içinde çocuk gösterildi (defalarca). Sonrasında her iki değerli programcı (Şansal Büyüka, Erman Toroğlu) büyük laflar söylediler, teröre karşı !? olduklarını belirttiler. Özellikle Erman Toroğlu’nun bir tespiti çok ilginçti: “Suçlu basın” diyordu eski hakem. Ama bir türlü aynayı kendine tutamıyordu.
 
Evet basının, medyanın futboldaki şiddette rolü inkar edilemez ama Şansal Büyüka, Erman Toroğlu kendilerini nasıl bu işin dışında tutabiliyorlar ben anlayamıyorum. Televizyonda program yapmak, gazetede yazı yazmak farklı bir şey mi?
 
Çok izlenen bir programın içindesiniz. Sizi futbola gönül vermiş milyonlar izliyor. Özellikle maçların hemen bitiminde 3 büyüklerden görüntüler verdiğiniz için izleniyorsunuz. Bakın şimdi yazdıklarım benim tespitlerimden bazıları ve bunlar futboldaki şiddeti kaşıyan, artıran faktörler. Neler mi?

1-90 dakika oynanan bir oyunun öncesini, sonrasını çok fazla ve yorumlarla gösteriyorsunuz, mikrofonu, kamerayı gören agresif insanların agresyonu artıyor. Örnek; tribünde sakin oturan taraftar kamerayı görünce bağırmaya başlıyor “beş beş atacağız vs… diye” Öfke daha kolay gösteriliyor, ortaya çıkıyor.

2-Takım tutmak, birçok insan için kimliğinin önemli bir parçası, objektif de olunsa takımlarının eleştirilmesini insanlar kimliklerine saldırı gibi algılayabiliyorlar. Fanatiklerde bu durum öfke ve şiddetin ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor.
 
3-Hakemleri kesinlikle eleştirmeyin. Özellikle bu konuda çok acımasız ve haksız olduğunuz ortada. Saliseler içinde verilmiş bir kararı, olayın tabiatına aykırı olarak, yavaş çekimle bazen dakikalarca tartışarak gösteriyorsunuz. Bu durum en azından bir kısım taraftarda hakeme ve kararlara karşı öfke ve şiddetin ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor. Hakem kararları sonsuz değişkenleri olabilen futbol oyununda en değişmez olanlar. Hakemlerin haksızlığından çok haklılığı vurgulanmalı (Burada özellikle Fatih Terim’in 2 yıldır bu konuya yaklaşımı takdire değer).
 
4-Futbol programı olarak çok fazla izleyiciniz var. Kabadayı tavırlarla kimseye, hiçbir kuruma saldırgan bir üslupla yaklaşmayın. “Bir daha sahalarda görmek istemediğimiz görüntüler” gibi laflarla bu işler çözülmez. Belki benim yazdıklarımda bildiklerimde de eksikler, yanlışlar var. Oturup ciddi bir şekilde şartlanmadan olaya yaklaşmak gerekir.
 
Yazabileceğim daha birçok şey var futbol ve şiddet konusunda. Bir izleyici, taraftar olarak görüşlerimi yazmaya çalıştım. Sayın Büyüka ve Sayın Toroğlu, gerçekten şiddetin önlenmesini istiyorsanız, yukarıda saydıklarımı dikkate alarak bir şeyler yapma konusunda önce kendinizden başlayın. Rayting kaygınız olmadan. Önce siz, evet siz aynaya bakın.
Saygı ve sevgilerimle,
Prof. Dr. Mansur Beyazyürek