Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

AH BU DOKTORLAR!

1988 yılında Fransa’da bir hastanede çalışıyorum. Fransız doktorlarla bir akşam yemeğinde tartışıyoruz. 1980 sonrası ülkemde demokratik hayata dönüldüğünden,her düşünceyi temsil eden siyasi partilerin varlığından bahsediyorum. Beni hayranlıkla dinliyorlar ve şu yorumu yapıyorlardı: “Benzer bir süreç Fransa’da yaşansa bu kadar kısa sürede demokratik hayata dönülemezdi.” Bir ara konu doktorların ülkede homojen dağılımına geldi. Ben de ülkemde mecburi hizmetle her yerde doktor olduğunu söyleyince hayranlıkları daha da arttı. “Biz de (Fransa)bu durum çok tartışmalı fakat uygulamaya geçmek için beklenmesi gereken süreden dolayı askıda kaldı” dediler. Ve bana sordular siz bunu nasıl çözdünüz? Anlamamıştım, şaşırmıştım,ne süresi, ne beklemesi? Bizde yasa çıktı ve o gün mezun olan doktora bile uygulandı dediğimde yüzlerindeki hafif alaylı gülümsemeyle söyledikleri sözleri hiç unutmadım: “Sizde demokrasi eşit haklar,özgürlükler ve her düşünceden siyasi parti var değil mi?” 12 eylül rejiminin getirdiği doktorlara mecburi hizmet daha sonraki sivil iktidarlar tarafından populist bir siyaset aracı olarak hep kullanıldı ve kullanılıyor.
Birkaç yıl önce opet benzin tarafından bir kampanya vardı; Anadolu’da modern tuvalet yapılması ve taharetin öğretilmesi gibi bir şeydi. Bir çok insanın taşla taharet yaptığı,en temel koruyucu sağlık hizmetlerinin ulaştırılmadığı yurdun dört bir köşesine mecburi hizmetle doktor gönderiyoruz. Doktorlar üzerinden siyaset yapıyoruz. Muayenehaneler kapanacak, ya hastane ya muayenehane,artık muayenehanelerde pos cihazı zorunlu olacak,doktorlar tüm gün çalışacak gibi halka çok hoş gelecek haberler hemen her gün basında yer alıyor. Ülkede mevcut sağlık hizmetleri ve genel sağlık politikası doktorlar üzerinden yürütüleceğine, çok daha az maliyeti olacak koruyucu hekimlik, hastalıkların önlenmesi için yapılacaklar üzerine kafa yorulsa ve yönde politikalar üretilse daha gerçekçi ve halkın gerçekte yararına bir şeyler yapılmış olacak. Mediamagazin dergisinin 5 mayıs 2008 tarihli sayısında Prof. İbrahim Ersoy’ un köşesinde doktorların geleceği ve mecburi hizmet konusundaki yazıyı aktarmak istiyorum. Doktorların neler yaşadığını örneklersek; ODTÜ mühendislik bölümlerini 2 yıl daha uzatsalar toplam 6 yıl, eğer 6 yılda bitirebilirsen diplomanı almak için seni Doğu’da iki yıl çalıştırsalar. Bir de master yapmak istersen 2 yıl yerine 4-5 yılda yapacaksın,sonra seni master sertifikaı alabilmen içi 2 yıl daha Doğu’da hizmet vermen gerekiyor deseler. Bu yılların en az yarısında 6+5=11 yıl/2.5-5 yıl,3-4 günde bir ODTÜ’de gece kalıp nöbet tutacaksın deseler. “Hayır ben devlette çalışmayacağım, Arçelik’te iş buldum.”diyene “Olmaz,benden hem sen hem Arçelik izin almalı,ben kimi uygun görürsem.”deseler. Kötü koşullarda az paraya çalıştırsalar ve 24 saat hizmet bekleyip istediği saatte seni arama hakkını kendilerinde görseler. Sen yıllardan sonra ekonomik olarak daralırken okumayan ya da daha kolay bölümlerde okuyan arkadaşların senden daha iyi yaşasa. Ne yapardınız ?
 Saygı ve sevgilerimle…


Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK