Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

Attila İlhan'ın ardından

    "Hatırlıyor musunuz?" diye başlayarak anlatmak isterdim. Hatırlıyor musunuz? 1970 yılının yazını,
Çeşme Motel Motes'te eşinizle tatil yaptığınız o günleri hatırlıyor musunuz? Bu soruyu hiç soramadım size, o günlerden sonra hiç görüşmedik çünkü. Bütün Türkiye şu anda benimle birlikte sizi ebediyete uğurlamanın acısını yaşarken ben o 1970 yılının, sizinle geçen birkaç gününü hatırladım. Size bu soruyu soramadığım için acım, üzüntüm bir kat daha arttı. Ne bileyim, o kadar ölümsüzdünüz ki hep bir gün mutlaka karşılaşıp bu soruyu soracağımı, o lise son sınıftaki takdir ettiğiz rehber gençle o günleri hatırlayıp sohbet edeceğinizi hayal ettim.
    Lise son sınıfın yazında, üniversite giriş puanlarını beklerken Fransız turistlere rehberlik yapıyordum. Ankara, Ürgüp, Göreme, Konya, Alanya, Antalya, Denizli derken program gereği 1 hafta Çeşme Motel Motes'te dinlenme ve deniz. Moteldeki ilk günümüzün öğleden sonrasında birkaç bayan turist bana gelip heyecanla çok ünlü bir Türk şairi, edebiyatçı ile tanıştıklarını, adının Attila İlhan olduğunu söylediler. Sizi daha önce hiç görmemiştim, simanızı o anda gözümün önüne getiremiyordum. Fransızlara tanıştıkları kişiyi akşam yemekte bana göstermelerini söyledim. Ve akşam yemekte siz eşinizle baş başa yemek yerken işte şair diye gösterdiler. Ve ben masanıza geldim, 20 yaşın heyecanıyla, karşınızda olmanın keyfiyle kendimi tanıttım. Yanınıza oturdum. Bana söyledikleriniz dün gibi aklımda: "Genç yaşta Anadolu'da turist gezdiriyorsunuz, ülkemizi tanıtıyorsunuz, sizin gibi gençlerin sayısı arttıkça ülke daha çok gelişecek, daha güzel, daha mutlu yaşanır hale gelecek" dediniz. Attila İlhan'dan bunları duymak beni duygulandırmış, mahcup olmuştum.
    Motes'teki günlerimizde sık sık sizinle bir araya geldim. Turistlere bir gece kuzu çevirmesi partisi düzenlemiştik. Siz ve eşiniz de katılma nezaketini gösterdiniz. Kuzuyu pişiren ateşin başında çok uzun sohbetlerimiz oldu, Fransa'daki yıllarınızdan konuştuk. Ne doyulmaz zamanlardı!

    Motes'teki günlerimizin sonrasında sizinle bir daha hiç karşılaşmadım.

    O rehber genç, o sene tıp fakültesine girdi, rehberliği bıraktı. Sonra Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı, Doçent, Profesör oldu. Ve hep sizinle karşılaşabileceği bir günün geleceğini bekledi. O gün hiç gelmedi ve artık hiç gelmeyecek. Nasıl isterdim "hatırlıyor musunuz?" diye başlayıp, yukarıda yazdığım satırları sizinle paylaşmayı.

    Çok mu önemliydi, gerekliydi? Bilmiyorum. Şu andaki acıyla "keşke" diyorum ama yazdıklarınızla, bıraktıklarınızla zaten hep karşılaştık sizinle.

    Biz size mecburduk zaten.
    Rahat uyuyun!
    Prof. Dr. Mansur Beyazyürek   (Ekim 2005)
PDF İndir