Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

Nasıl Futbol Teröristi Olunur?


Sıkı bir Beşiktaş taraftarı olarak, ligin ilk maçını büyük bir heyecan ve keyifle izledim. Antalya maçını kaybetseydi üzülürdüm ama bir futbolsever olarak, zevkli bir maç izlemiş olmanın mutluluğunu yaşadım. Hatırladığım kadarıyla 7 yaşımdan beri radyodan, statlardan, televizyonlardan futbol maçları izlerim. Beşiktaş benim için tutkudur, ama diğer takımların maçlarını da zevk alarak izlerim çünkü futbolu seviyorum, bana heyecan ve zevk veriyor.
Son yazım, “Eyvah! Maçlar başlıyor” u, futbol zevkimizi bozan, futbolda şiddeti doğuran güçleri kastederek yazdım. Ve daha ilk haftadan beni yanıltmadılar.
Beşiktaş-Antalya maçı bitmiş, ben TV’de Maraton programında maçın özet görüntülerini ve gollerin tekrarını seyretmek için uykumdan fedakarlık yaparak oturuyorum. Maçtan önceki, maç esnasındaki saha dışı tatsız şiddet olayları nasıl önlenir, bu konuda neler yapılabilir, uzun sosyal, psikolojik, hukuki, coğrafi bir çok boyutları olan bir araştırma konusu. Benim dikkat çekmek istediğim ve çok kolay bir şekilde önlenebilecek terör kaynağı.
Maraton’da bazı pozisyonlar yavaş çekimle tekrar tekrar, hatta durdurularak gösteriliyor. Maraton veya başka program, yavaş çekim ve pozisyonu durdurma olayın tabiatına aykırı! Futbol ne yavaş çekim oynanıyor, ne de durdurularak. Maraton programında Erman Toroğlu, bir defasında yavaş çekimin bizi yanıltabileceğinden bahsetmişti, aynı yanılgıyı seyirciye sürekli sunuyor. Bu ne biçim şeydir anlamak mümkün değil. Üstüne üstlük izleyiciyi kışkırtarak abuk subuk benzetmelerle çekimleri süslüyor! Ve bu yavaş çekimler üzerinden yorum yapıyor!Beşiktaş-Antalya maçından örnek; ceza alanında bir pozisyonda yerde Ali Tandoğan’ın yerdeki koluna çarpan topu yavaş çekimle gösteriyor, bir daha, bir daha ileri geri alarak gösteriyor,anaların bebelerini kollarda sallaması gibi abuk konuşmalar yapıyor, arkasından yorum: penaltı ve sarı kart.
Şimdi ben Antalya taraftarı olsam hakem Bünyamin Gezer’e öfke duymaz mıyım? Eğitimim eksik olsa duyduğum öfke şiddete dönüşmez mi? Sıkı durun, aynı pozisyon ile ilgili eski hakemlerimizden Metin Tokat’ın yorumunu aynen aktarıyorum: “ A. Tandoğan’ın yerdeki koluna çarpan topa verdiği devam kararı doğruydu. Kol yerde ve top istem dışı çarpıyor.” Gel çık işin içinden ve gel de terörist olma! (Milliyet 26.08.2008 s:27).
Tekrar yazıyorum ve hep yazacağım; futbolda şiddet ve terörün önlenmesi futbol yorumcularından, futbolu yazanlardan geçiyor. Bu kişilerin sorumsuz, bilinçsiz ve bilgisiz yaklaşımları sürdükçe, futbolda şiddet ve terör önlenemez!

Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK