Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

Grip Bunalımı Değil Güven Bunalımı

     
      Maslow, insanın ihtiyaçları hiyerarşisinde ilk basamaktaki yemek içmek gibi fizyolojik ihtiyaçlardan sonra ikinci basamakta korunma ve emniyet gibi güvenlik ihtiyaçlarından bahseder. Güven duygusu insanın en temel ihtiyaçlarındandır.

      Grip daha ülkemize gelmeden, öncelikle bir korku salındı etrafa, sonrasında bakanlıkça yapılan açıklamalar ardı ardına gelmeye başladı ve devam ediyor. Mesleğim dolayısıyla yaşadıklarım, bana danışanlar, medyadan takip ettiğim kadarıyla sağlık bakanına ve bakanlığa güven duyulmadığını gösteriyor. Bu durumun birçok nedeni var.

      Başta ülke çapında sağlık çalışanları ve (özellikle doktorlar) son 1-2 yıldır sağlıkla ilgili uygulamalardan mağdur edildiklerine inanıyorlar. Sonrasında hastane idarecileri memnuniyetsizliklerini belirttiler, eczaneler huzursuzlar, bir bir kapanmaya başladılar. Öncelikle uygulamalardan memnun olan halk, sürekli yapılan değişikliklerle sağlıkta reform denilen uygulamadan şikayet etmeye başladı. Şimdilik sesini çıkarmayan, memnun gibi gözüken sadece ilaç firmaları...

      Durum böyleyken zaman zaman ortaya çıkan sağlık skandallarının, ve uygulamadaki aksaklıkların halkın lehine giderilmemesi, bakana ve bakanlığa GÜVEN' i ciddi şekilde sarsmıştır. Örnek vermek gerekirse; Ankara'daki hastanede bebek ölümleri sonrasında sağlık bakanı aileleri suçlamıştır. (Milliyet Gazetesi)

      Bakan'a ve bakanlığa güven sarsılmışken domuz gribi konusunda sürekli bakanın tehdit gibi uyarıları halk tarafından bir türlü ciddiye alınıp benimsenmemiştir. Ülkede hemen her gün beslenme yetersizliğinden, hijyen yetersizliğinden, trafik kazalarından çok daha fazla ölüm meydana gelirken, domuz gribinden ölüm sayılarını vermek halkta fazla etki yapmamaktadır. Hatta, aşırı gündeme gelmesi, korkutmalar konuya duyarsızlığı artırmaktadır. Bunun yanında bakanın verdiği çelişkili demeçler...Önce aşı yaptırmayanı, yapılmasını engelleyeni ve bunun sonucunda oluşan ölümün takipçisi olacağını söyleyip, ( başbakanın birkaç defa tekrarladığı, konu ile ilgili açık ve net tavrından sonra) isteyen olsun, istemeyen olmasın gibi demeçleri ona olan güveni sarsmış veya tamamen ortadan kaldırmıştır.

      Sayın bakan ve çevresinde onun gibi düşünenler olayın vahametine cidden inansalardı, öncelikle bu güveni oluşturmakla ilgili adımlar atarlardı. Bakana ve onun gibi düşünenlere güven duyulmazken, domuz gribi ve aşı ile ilgili yaptırım ve açıklamaların sürekli bakan ve onun gibi düşünenlerden gelmesi, halkın kafasındaki sorulara, cevaptan çok kendi düşüncelerini aktarmaları güvensiz ortamı pekiştirmektedir. Şöyle ki halkın aşı konusunda en çok merak ettiği konu hakkında bakan tarafından gerekli açıklamalar yapılmamıştır.

            -Aşı nasıl ithal edildi?

            -Hangi firma veya firmalar getirtti?

            -Devlet bu aşılar için, o firmaya kaç para ödedi?

      İnanın aşının yan etkisinden çok bu sorulara net cevap gelmediği için halk aşı olmak istemiyor. Bir de başbakanın aşı konusunda söylediklerini sağlık bakanı tevil etmek yerine, yaptığına, söylediğine inanan bir kişinin sergilemesi gereken tavrı sergileyebilseydi! Üstüne birde Nimet Çubukçu'nun açık ve net demeci gelince, bakanın söylediklerine güven ne hale geldi anlayın.

      Bir de radyodan, televizyondan domuz gribinden korunmak için neler yapılması  gerekliliği anlatılıp arkasından ürkütücü tok bir sesin '' Sağlık Bakanlığı'' demesi yok mu, insanı bütün söylenenlerden soğutuyor. Halkın geneli bu konuda sağlık bakanlığına güvensizlik duyarken yapılması gerekenlerin sıralanıp, arkasından sağlık bakanlığı denmesi negatif etki yaratıyor. Bir çuval incir berbat ediliyor. Korunma ile ilgili yapılması gerekenleri sağlık bakanlığı söylemese de yapılması gerekir.

      Halk arasında gripten ölümlerle ilgili şöyle bir görüş var. Ölümler genellikle sosyo- ekonomik düzeyi düşük insanlar arasında oluyor. Sosyal- ekonomik düzeyi iyi olan, sağlıklı beslenenler arasında domuz gribi normal gripten daha hafif atlatılıyor. Hangi şehirde kaç ölüm haberi verilirken hangi sosyal-ekonomik sınıftan oldukları da belirtilemez mi? Yani ölümler domuz gribinden olmasa da normal gripten de olabilirdi gibi düşünenler oldukça hakim. Benden söylemesi...

      Son haber !

      Dünya Sağlık Örgütü Kanada'ya gönderdiği 172.000 doz domuz gribi aşısını geri aldırdı.

      Aşı konusunda olumlu konuşanlar buna ne diyecek? Söylediklerine nasıl güveneceğiz? Dedim ya sorun aşıda, domuz gribinde falan değil, sorun yetkililere GÜVENMEK veya güvenmemek. Önce bunu sağlayın. Bir anlayabilseniz.   

      Prof.Dr. Mansur BEYAZYÜREK

      25.11.2009