Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

Toroğlu'ndan Masallar


    Hürriyet  gibi her gün milyonlarca kişi tarafından okunan bir gazetede hatırı sayılı bir yer kaplayarak yazmasa..
    Maraton gibi her hafta milyonlarca kişi tarafından izlenen bir programda olmasa ...
    Çoğu zaman görüşleri başka yayıncı kuruluşlarda yer bulmasa..
    Erman Toroğlu' ndan bana ne diyeceğim ama bazen öyle laflar söylüyor, öyle yazılar yazıyor ki boş veremiyorum. Yazdıklarına, söylediklerine o kadar inanıyor ki tekrarlayıp duruyor.
    16 Aralık Çarşamba günkü Hürriyet Gazetesinin 45. sayfasında bir yazısı var ki özellikle La Fontaine'den bahsetmesine değineceğim ama diğer belirttiği konularda kendisiyle o kadar çelişiyor ki PES ! dedirtiyor.
    Gökdeniz Karadeniz ve Ogün Temizkanoğlu halen meslek yaşamları devam eden 2 eski futbolcu. Bugünlerde bir futbolcuyla ilgili yaşanan olaydan yola çıkarak bu iki futbol insanın geçmişlerine gönderme yapıyor. Hem de ağır eleştiriler yaparak. Bu eski hakem insanları kendisi gibi balık hafızalı (çok sevdiği bir tabir) mı zannediyor ? Ben de şimdi ona bir Galatasaray- Trabzonspor maçı desem, Okan Buruk desem ve o maçı yöneten hakemin bir daha insan içine çıkmaması gerekirdi desem balık hafızası ne der? O hakem şimdi ne yapıyor ? ''Geçmişimize bakmıyoruz'' diye de başlık atmış sayın Toroğlu. Pes !
    3 büyük kulübe saldırıları bitmiyor. Nedenlerini daha önce yazmıştım ''3 büyük kulüp lehine yapılan yanlışlar unutuluyor ama aleyhlerine olunca günlerce konuşuluyor'' gibi vecizelerinden bir türlü vazgeçmiyor. Aslında olayın tabiatına çok uygun olan bu durum nedense Toroğlu'nu rahatsız ediyor. Toroğlu'nun beklediği gibi olması için önerim öncelikle kendisinden başlaması. İnsanların önce aynaya bakması lazım. Bakın sayın Toroğlu; bunu da daha önce önermiştim ama bir türlü işinize gelmiyor. Bunun tersinin olması için öncelikle Maraton programında değişiklik yapılması lazım. 3 büyüklerin maçları en sonlarda gösterilsin ve mesela bir Diyarbakır-Eskişehir maçı kadar yer verilsin. '' FiFA  kokartı nasıl takılır '' başlığıyla yazdığı yazıda sözüm ona bu konuya yer vermiş. Ben de ona yol gösteriyorum. Maraton 3 büyüklerin maçlarına diğer maçlar kadar yer versin. O zaman 3 büyüklerin lehine yapılacak yanlışlar daha az olacak. Yapabilir misiniz bunu sayın Toroğlu ? Siz 3 büyükleri yazmazsanız, onların maçlarını daha çok göstermezseniz sizi kim okur kim izler?
    Gelelim La Fontaine 'e
    La Fontaine'nin Kurt ile Kuzu fablı şu sözlerle başlar: ''Güçlü'nün muhakemesi daima en doğrudur'' Aslında bu söz sizin durumunuzu da ortaya koyuyor. Hürriyette yazmanız, Maratonda olmanız sizi güçlü kılıyor ve ne derseniz birçok kişi tarafından doğru kabul ediliyor. La Fontaine' i gerçekten bilseniz o muhteşem Kurtla Kuzu fablında kendinizi de bir parça görürdünüz.
    Yazılarınızda birkaç defa “La Fontaine!den masallar” deyişini havaya, boş laflar anlamında kullandınız. La Fontaine demeyip sadece '' masal anlatmış olurlar'' deseydiniz anlayışla karşılayabilirdim. La Fontaine 'den masallar dediğinizde kastettiğiniz kişilerin edebiyatta teşhis ve intak sanatı denilen hızlı incelikli ve nüktedan ifadelerde bulunduklarını kastetmiş olursunuz ki yazdığınız yazıyla çelişiyor. Sizi yaptığınız çok ciddi bir yanlış için uyarıyorum. La Fontaine' den masallar tabirini yanlış kullanıyorsunuz. Bu hatayı Birkaç defa yaptığınız için uyarmak zorunda kalıyorum.
    La Fontaine kimdir biliyor musunuz?
    1621-1695 yılları arasında yaşamış gerçek bir kişidir. Hayvanlara ahlaki karakterler vererek  onların şahıslarında bazı insan karakterlerini tenkit etmiş, bir ahlak dersi vermiştir. La Fontaine kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır fabl'ları ile.
    Çok kısaca tanıtmaya çalıştığım bu edebi şahsiyetin eserlerine gönderme yaparak ''boş, havaya laflar'' anlamında La Fontaine' den masallar diyemezsiniz. Neden diyemediğinizi de anladınız umarım.
    Bakın ben sizi ciddiye alarak bu yazıyı yazdım. Özellikle televizyondaki yorumlarınız, konuşmalarınız bazı basın mensuplarınca komik, show olarak yorumlanıyor (Örnek: Balçiçek Pamir) sizi izleyen milyonlarca futbol sever maalesef öyle düşünmüyor. Özellikle hakemlere yönelik ağır, haksız eleştiri ve yorumlar, 3 büyük kulübe yönelik tutumlar bir çok futbol severde öfke ve şiddete eğilim yaratıyor. Ondan sonra futbolda şiddeti önlemek için futbolun olmazsa olmazı olan seyirciye yönelik polisiye tedbirler, gittikçe azalan seyirci sayısı ve yinede önlenemeyen şiddet. Taraftarlık, fanatiklik olmasa futbol bu kadar çekici olabilir mi? İnanın çoğu futbol eleştirmenlerinin, ( en başta Toroğlu ve Çakar) tutumları değişmezse şiddet daha çok artacak. Dikkat !
      Prof.Dr. Mansur BEYAZYÜREK
       21.12.2009