Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

Beşiktaş


    Beni tanıyıp ta Beşiktaş'lı olduğumu bilmeyen yoktur. Son haftalarda Beşiktaş üzerine yazılanları, yapılan yorumları okudukça bu yazıyı yazma gereği duydum. Geçen yılın çifte kupalı takımı, bu yıl başarısız bir sezon geçirdi. Her şeye rağmen hafta sonu oynanan Sivasspor maçında taraftarı bu kulübü şampiyon gibi bağrına bastı. Hatta Fenerbahçe yenilgisinden sonra Ümraniye'de şampiyon gibi karşıladı. Bu taraftar takımına 90 dakika durmadan destek veriyor. Demek ki neymiş, Beşiktaş taraftarı olmak, günümüzdeki neticeye dayalı sempatizanlıkla ilgili değilmiş.

    Beşiktaş'ı yazmaya çalışan kalemlere gelince, her biri ayrı telden çalıyor, kimisi haksızlıklardan kimi Beşiktaş lehine yapılanlardan, kimi yönetimin beceriksizliğinden vb. daha birçok şeyden bahsediyorlar  ama varlıklarını borçlu oldukları gerçek taraftarlardan bahsetmiyorlar. Bence taraftarının Beşiktaş'a her zamankinden daha çok sahip çıkması bu yılın olayıdır. Örnek alınması gereken, manşetlere taşınması gereken spor olayıdır. Ama kafaları iddialara takılı, neticeden başka bir şey düşünemeyenler bu tabloyu göremezler.

    Gelelim küfür olayına; gazeteleri açıp bakın, tv lerdeki futbol programlarını izleyin, sayıları yüzleri bulan sözüm ona futbol yazarı, yorumcu var. Pozisyonlar, futbolda yaşananlar, hakemler üzerine yazılanlarda söylenenlerde birbirlerini tutmayan, çoğu zaman zıt laflar, konuşmalar. Bunları okuyanların, dinleyenlerin ne yapmasını istiyorsunuz. Dün Erman Toroğlu'yla yapılan bir röportajı okuyorum ''Bursa'nın şampiyon olmasını istiyorum, çünkü 3 büyüklerin tokat yemesini istiyorum'' ''Denizli, Bobo'nun o penaltıyı atamayacağını aylar önce biliyordu'' '' Ben hep küfüre karşı mücadele verdim''. En çok okunan adam böyle laflar ederse taraftar ne yapar. Yalnız Toroğlu mu? Medyanın hemen hemen tamamı aynı abuk sabukluk içinde.

    Beşiktaş tribünlerinden yükselen küfürler tabii hoş değil. Ahlaka uygun değil. Ama medyanın ve toplumun ahlak anlayışı belden aşağısı ile sınırlı olunca, küfürleri masum görüyorum.

    Şimdi size 3 örnek veriyorum.
    Nouma attığı golden sonra elini şortunun içine soktuğu için (ben maçtaydım, önümde oldu görmedim), Türkiye ayağa kalktı ve Nouma'nın futbol yaşamı bitti.
    Bu olaydan birkaç hafta sonra Yunanistan'da oynanan bir Avrupa şampiyonası maçında Mondragon rakip bir oyuncuya kafa atıp, sanki kendisi kafayı yemiş gibi kendini yere attı (bu olaya ciddi olarak bir tek Fatih Altaylı değindi ve Mondragon'un bir an önce gönderilmesini istedi).
    2 hafta önce Bilica'nın penaltı noktasını kazıması ve penaltının kaçmasını sağlamasına verilen tepkiler. Aradan 2 hafta geçti ortada halen sarı karttan başka bir şey yok.  

    Küfre karşı olan sayın Toroğlu bu olaydan sonra; '' Alex'in arkadaşı Bobo'ya penaltı arttırılır mı'' diye bir laf yumurtladı. Hürriyet gibi bir gazete de bu lafları manşetten verdi. Sonra neymiş efendim küfre karşıyım, küfür çok ayıp bir şey. Çocuklara kötü örnek oluyoruz. Hadi git işine be.(beni tanıyanlar trafikte olduğum zamanlar dışında küfretmediğimi bilirler) Bak ne güzel diyorsun Nesine.com da 100 liralık oynayın 25 liranız cepte. Kesinlikle kaybedenler daha fazla ve sana inanıp oynadıkları için ne yapacaklar, hiç kulakların çınlıyor mu? Müftü alkol reklamı yapar mı? Seninki o hesap, küfre karşısın ama yaptığın reklamla yol açtığın küfürlerin haddi hesabı yok. Beşiktaş tribündeki küfürleri gündeme getirenler, önce kendilerinden başlasınlar. Beşiktaş'ıma laf söyletmem. Beşiktaşlı olmanın ayrıcalığını, mutluluğunu biz her zaman yaşarız. Dışarıdan gazel okuyanlar, Beşiktaş’lı olmayanlar  bunu hiçbir zaman anlamaz. Yazık onlara.

Prof.Dr. Mansur BEYAZYÜREK
26.04.2010