Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

LANET III


BASIN AÇIKLAMASI

Lanet- Lanet II başlıklı yazılarla değindiğim konuyla ilgili Ankara Tabip Odası ve Türkiye Psikiyatri Derneği ortak basın açıklaması yaptılar. Bu açıklamayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Belli ki bu konunun üzerinde daha çok durulacak. Toplumumuzun beden ve ruh sağlığı için bunu gerekli görüyorum


Prof.Dr. Mansur BEYAZYÜREK
02.02.2011





Hekime Yönelik Şiddet Çok Tehlikeli Yerlere Geldi
29 Ocak 2011


Geçtiğimiz Çarşamba günü saat 13.30’da Ankara Numune Hastanesi’nde hepimizin tüylerini ürperten bir olay yaşandı. Silahlı bir şahıs iki doktoru rehin aldı. Bu olay Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bir gazeteye hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti değerlendirdiği günün ertesinde, Başkent’te yaşandı.
Kamuoyuna açıklıyoruz: “Sağlıkta Dönüşüm” diye ülkemizde uygulanan Dünya Bankası reçetesinin sonucunda hekime yönelik şiddet her geçen gün giderek artmaktadır. Aslında uygulanan politikalar sonucunda ülkemizde sıkışmış, daralmış, kaygısı artmış insan sayısı giderek artmış ve şiddet genel olarak tırmanmıştır. Sağlıkta pervasızca süren piyasalaştırma süreci hekimleri halkın gözünde hedef haline getirmiştir.
Düşünün bir Sağlık Bakanı sekiz yıldır halka hekimleri kötülüyor. Halktan oy toplamak için kendi yarattıkları ucube sağlık sistemini ve zararlarını saklamak için, kendi meydandan kaçıp hastayla hekimi karşı karşıya getiriyor.
Türkiye’nin dört bir yanında her gün onlarca hekime sözlü, fiziksel şiddet uygulanıyor. Biz hekimler bu davranışları hak etmiyoruz. Bizi, mesleğimizi bu hale getiren, kendisi de doktor olan Sağlık Bakanı’ndan şikâyetçiyiz. Herkes bilsin mevcut sağlık politikalarından Hükümet yandaşı olan az bir gruptan başka hiçbir hekim memnun değildir.
Bakanlık bu sekiz yıl içinde vatandaşa hekimi hedef göstermek için yalnızca demeç vermedi. Türkiye’de bu ülkenin hekimlerine sürekli suçlu muamelesi yapmak için şikâyet hatları, şikâyet birimleri kuruldu. Her şikâyette hekimlere soruşturma açıldı. Hekimler sürekli savunma yazan bir meslek grubuna dönüştü.
 Niye hekime yönelik şiddet var? Çünkü:
-         Vatandaş sağlık hizmet sunumunun her aşamasında katkı payı ödemeye zorunlu bırakılmaktadır.
-         Hastanelerde her türlü tıbbi malzeme eksiktir.
-         Hekimler Bakanlık oy toplasın diye günde 100, 120 poliklinik yapmak zorunda bırakılmaktadır
-         Vatandaşlar doktor doktor gezip adam akıllı bir sağlık hizmetini alamamaktadır.
-         Bir cerrah günde dünyada hiçbir hekimin yapmadığı kadar ameliyat yapmaktadır.
-         Bakan, sürekli olarak hekimlerin paragöz olduğu, paraya doymadığı biçiminde gerçek dışı ifadelerde bulunmakta, halkın gözünü boyamaktadır.
-         Bu ucube sağlık sistemi içinde vatandaş gözünü, sağlığını kaybetmektedir.
 
Bütün bunlar olurken  Sayın Bakan ortadan yok olup, kenardan sürekli hekimleri halka şikayet etmeye devam ediyor. Sağlık Bakanı önceki gün bir gazeteye verdiği demeçte doktora saldıranların ‘kabalık’ yaptığını, böyle kabalıkların olabileceğini söylemiştir. Bu tür açıklamalar, saldırganları hoş görmekte ve yüreklendirmektedir.
Başbakan ıslıklandığında, Bakana yumurta atıldığında olay bir kabalık olarak değerlendirilmiyor. Bu insanların başına neler geldiğini hepimiz görüyoruz. Ama bu ülkede hekime sözle ya da fiziksel olarak saldırırsanız, hatta ona silah doğrultursanız bunun adı ‘kaba bir davranış’ oluyor.
Ankara Numune Hastanesi’nde bir kadın ve bir erkek doktoru doktor odasında silah doğrultarak tehdit eden şahıs bugün Ankara sokaklarında elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Eğer bu Ankara Valisi’ne yapılsaydı sonucu böyle mi olurdu? Bu Bakana yapılsaydı sonucu böyle mi olurdu? İşte bu hükümetin gözünde hekimler bu kadar değersizdir. Silahla hekimleri rehin alan şahıs hakkında hiçbir hukuki süreç yürütülmüyor. Hekimlere emniyet tarafından şikâyetçi olmamaları, aksi takdirde can güvenlikleri tehlikede olacağı önerisi yapılıyor. Hastane başhekimliği üzerine düşen yasal sorumluluğu yerine getirmiyor, suç duyurusunu yapmıyor, daha önceki pek çok örnekte gördüğümüz gibi olayın duyulmamasına gayret ediyor!
Hastanedeki onca güvenlik görevlisi olaya seyirci kalıyor. Çünkü hastanedeki güvenliğin görevi doktoru ya da hastayı korumak değil, bu sağlık politikalarının bekçiliğini yapmaktır. Hastanelerin her yerine yerleştirilmiş kameralar hekimleri izlemek, onları gerektiğinde sıkıştırmak içindir.
Bundan sonra yüksek sesle söyleyeceğiz. Biz hekimler bu gözü dönmüş, piyasacı, tek derdi sermayeye sağlık alanından para kazandırmak olan politikalardan rahatsızız. Bu politikalar bizim mesleki pratiğimizi bozmuş, can güvenliğimiz tehlikeye sokmuş, halkı “kör” etmiş, sağlık hizmetinin niteliğini düşürmüştür.
Hekimlere yönelik silahlı şiddet vesilesiyle bir kez daha hekimlerin yanında olduğumuzu ve bu saldırıların takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyor, yetkilileri samimi olmaya ve üzerlerine düşeni bir an önce yerine getirmeye çağırıyoruz.
 
ANKARA TABİP ODASI
TÜRKİYE PSİKİYATRİ DERNEĞİ