Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

80. YIL

Cumhuriyet’in 80. yılını coşkuyla kutladığımız bu günlerde basında sıkça yer alan türban krizine, kısır çekişmelere şahit oluyoruz. Haklılık – haksızlık tartışmaları gittikçe büyüyor.
Demokratik ortamda, karşılıklı hoşgörü çerçevesinde her düşünce tartışılır. Saygı duyarım. Ama…
Ben yaş olarak Cumhuriyet’in 2. kuşağındanım. Benden önceki kuşak Cumhuriyet’le doğdu veya Cumhuriyet ilan edildiğinde çocuktular (babam 10 yaşındaydı).
Doğduğumda Cumhuriyet’in 27. yılı kutlanıyordu. Babam Cumhuriyet’in ilanını hatırladığını söyler ve 10 yaşındaki bir çocuğun heyecanını aktarırdı bizlere.
Düşünüyorum da ben 10 yaşındayken Cumhuriyet’in 37. yılı kutlanıyorken ülkemde çok partili hayat bir askeri darbeyle kesintiye uğruyor.
Genç Türkiye Cumhuriyet’indeki bu askeri darbe ülke aydınları !? tarafından coşkuyla karşılanıyor, süngülerin tankların gölgesinde demokrasi ve Cumhuriyet’in kurtuluş çığlıkları atılıyordu. Demokrasiye inanan, Cumhuriyet’i savunan binlerce aydın ?! insan örneğin tabii senatörlere ses çıkaramazken Menderes’in özel hayatını konuşarak (yazamayacağım kadar saygısız ifadelerle) demokrasiyi koruyorlardı. 10-12 yaşlarının çocuk düşüncelerinde demokrasi ve Cumhuriyet böyle şekilleniyordu beynimde.
Daha sonraki yıllarda yaşadıklarımız ortada. “27 Mayıs’a evet, ama 12 Eylül’e hayır” bazı idamlara evet, bazılarına lanet gibi abuk sabukluklar hep aydın dediğimiz demokrasi ve Cumhuriyet’e inanan insanların ürettikleridir.
Şimdilerde yine ucuz kahramanlıklar var; sivil bir Cumhurbaşkanı’nın türban karşısındaki tavrını hoşgörülü ve demokratik olmaktan uzak davranış olarak değerlendirenler ülkemde yaşanan din sömürüsü, taassub, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlığına ne kadar tepkililer, bu tepkilerini nasıl ortaya koyuyorlar bilmiyorum.
Şu sıralarda Türkiye’de yaşayan 80 yaşındaki vatandaşlarımız Cumhuriyet ilanında doğdular. Nüfusun hemen hemen tamamı Cumhuriyet’e geliş günlerini ve yıllarını yaşamadı.
Etrafta olup bitenlere özellikle aydın dediğimiz insanların görüşleri ve yorumlarına şahit oldukça Cumhuriyet’i ve demokrasiyi koruma adına 29 Ekim 1923’ün öncesini, sonrasında gelen Atatürk Devrimleri’ni ve nedenlerini iyi, çok iyi, tekrar tekrar anlatmak gerekir. Ve de karşıtlarına korkmadan tavır koyarak.
Yazıya nokta koyup Pazar gazetelerini gözden geçirdim. Melih Aşık ağabeyin Milliyet’teki köşesinde yayınlanan Ercan Akyol’un karikatüründeki başı örtülü kadının kendisine kahve servisi yapan yardımcısına söylediği sözlerini yorumsuz yazıyorum.
“…Gençliğimde sinemaya, konsere ne de bir kafeye götürmedi. Şimdi Çankaya’ya götürmekteki ısrarına ben de bir anlam veremiyorum valla…”
80. yıl hepimize kutlu olsun.


Saygı ve sevgilerimle,
Prof. Dr. Mansur Beyazyürek