Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Güncel Yazılar

Hiç Vaktim Yok

Bir şeyi yapmak istemediğinizde (bunu belli etmemek için) en sık söylenen söz: Hiç vaktim yok!
Vakitsizliği göstermek için bin bir dereden bahaneler ortaya konur. İş- trafik- borsa-kriz- dolar- çocuk vs...
Vakitsizlikten neler yapmadığınızı hiç düşündünüz mü?
Bunları şöyle bir sıraladığımda herkes kendine uygun gördüğünü bulacaktır. Ama mutlaka hepimizin vakitsizlikten yapamadığı şeyler vardır! Aslında bir düşündüğümüzde yapmadıklarımız kendimize gösterdiğimiz değersizlikten başka bir şey. Bize sunulmuş en büyük hediyeyi: yaşamı avuçlarımızdan kaydırıyoruz yapamadıklarımızla. Mutluluk gelecekte ulaşacağımız kaf dağının arkasındaki ülke değil.
Yarınlarda yakalamayı düşündüklerimiz de değil
Şimdi, şu anda yapamadığımızı düşündüğümüz şeylerdir.
Mutlaka mezarlık görmüşsünüzdür.
Orada yatanların hemen hepsi vakitsizlikten yapmak istediklerini yapamayanlardır. En çok neleri yapmıyoruz vakitsizlikten şöyle bir çırpıda aklıma gelenleri sıralayayım isterseniz.
Eminim sizlerin de ekleyeceği bir çok şey olacaktır listeye.
· Vaktim yok okuyamıyorum.
· Uzun zamandır sinemaya- tiyatroya- sergiye gidemedim vaktim yok.
· Yıllardır bir tatil bile yapamıyorum vaktim yok.
· Eşimle, çocuklarımla aylardır bir araya gelecek vakit bulamıyorum.
· İnan hep aklımdasın ama bir türlü vakit bulup arayamıyorum.
Ve daha yüzlerce sebep sıralanabilir.
Bütün bunların anlamı nedir biliyor musunuz?
Sevgisizlik.
Sevmiyoruz işte. En sevilmesi gerekeni kendimizi sevmiyoruz.
İnsan ancak vakit ayırdığı şeyi- kimseyi sevebilir. Başka bir deyişle sevdiğimize ayırırız vaktimizi. Kendimize vakit ayıramıyorsak, kendimiz için vakitler bulamıyorsak kendimizi sevemiyorsak, nasıl başkasını, başka şeyleri sevebiliriz.
Saint – Exupery ünlü eseri Küçük Prenste: “benim çiçeğimi diğer yüzbinlerce benzerinden farklı kılan şey ona ayırdığım zamandır” der.
Mansur bey köşesinde sık sık eğitimden söz ediyor. Sevgi de bir eğitim işidir. Sevgi öğrenilebilir. Öğrenmek çaba ister, zaman ister. Sevgi kelimesini sakız gibi çiğneyip dururuz. Açtığımız radyoda ciyak ciyak “vauvv sizi çok seviyorum” diyenleri, duydukça bu konuda moralim cidden bozuluyor.
Sevgi öğrenilir.
Sevgi çaba gerektirir.
Sevgi zaman ayırmaktır.
Bu öğreti ömür boyu sürer gider. Sevgiyi öğrenmek konusunda her zaman yapabileceklerimiz vardır.
Öncelikle sevgiye zaman ayırmak gerekir.
Bu zaman her an olabilir. Sabah, öğle yemeği, ikindi, akşam, gece ve de yaşanmamış tüm zamanlar sevgiye ayrılabilir.
Bu yazı yeni başladı.
Devam edecek.
Gelin önce okumaya vakitsizlik ile ilgili birkaç cümleyle bu günlük bu kadar diyelim.
Vaktim yok okuyamıyorum. Hayır var.
Nasıl mı?
Sabah uyandığında, otobüste, metroda, arabada, işyerine geldiğinde, işe başlamadan, öğle yemeği arasında, eve döndüğünde, TV seyrederken, yatmadan, yaz geliyor; güneşlenirken.
Bütün bu zamanlardan en az 5-10 dakika ayırın. Bakın bir günde kaç saat okumaya vaktinizi olacak.
Ne mi okuyalım?
Ne olursa olsun okuyun. Gazete- dergi , roman ne olursa yeter ki okuyun.
Okuyan insan kendine güvenir, kendini sever. Etrafına, çevresindekilere daha hoşgörülü, daha sevecen bakar. Okumanın öğrenmedeki yerine başka bir yazımda yer vereceğim.
Sevgi öğretisi devam edecek.