Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Ruh Sağlığımız Hakkında

Alkolizm Nedir?

Alkolizm, bir kişinin devamlı ve kendisine zarar verecek ölçülerde alkollü içecek almasıyla oluşur. Alkol, fiziksel ve psikolojik zararlarının yanı sıra sosyal ve ekonomik açıdan da felaketler doğurur. Alkolizm hastalığının en önemli belirtisi, kişinin sürekli ve çok miktarda alkol alarak bunun sonucunda da davranış değişikliği göstermesidir.Sonunda kişi kendisine hakim olamayacak kadar bağımlı hale gelir ve kendini kaybetmeye başlar. Kişi artık alkolsüz yaşayamayacak hale gelmiştir. Genellikle alkolizmin tanımı tanımlayan kişiye göre değişir. En basit anlamda ve en eski tanımı, kronik ve aşırı alkol alınmasıyla oluşan hastalıktır. Bağımlılığın farmakolojik ve psikolojik tanımı, gittikçe artan dozlarda alkol alma isteğidir. Alkolizmi tanımlamak için en belirgin sinyal kişinin davranış şeklidir. Modern tıp; alkolizmi sebebi bilinmeyen, belirgin anatomik işaretleri olmayan ve alkol bağımlılığıyla ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlar. Ayrıca, hem psikolojik hem de fiziksel tıp, alkolizmin bir başka hastalığın, çoğunlukla da psikolojik bir bozukluğun, semptomu olabileceğini söylemektedirler. Bu anlamda, alkolizm, kronik, ilerleyen bir hastalıktır ya da psikolojik veya fiziksel bir başka hastalığın  belirtisidir.Hastalığın özeliği alkol bağımlılığıdır ve her alkol kullanımından sonra kişi kontrolünü kaybeder. Alkolizm hastası, fiziksel ya da psikolojik sıkıntısını gidermek için alkol tüketir ve sonunda alkollü içecek tüketimi hastanın fiziksel, zihinsel, sosyal ve ekonomik hayatını engelleyecek boyutlara ulaşır. Bu oktada, hiç şüphesiz, hastalığın en önemli ipucu kişinin alkol yüzünden
hayatının engellenmesidir. Alkol aldıktan sonra hastanın kontrolünü kaybetmesi, içmeye başladıktan sonra bırakamaması, alkoliğin içmeyi engelleyemediğini göstermektedir. Alkoliklerin çoğunluğu içtiği zaman kontrolünü kaybeder, ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi istisnalar vardır. Bazen bir alkolik, içmeden durabilir, kendi kendine ve çevresine bağımlı olmadığını ispatlamaya çalışır. Bazen daha kontrollü içebilir. Alkolizmin bir başka tanımı da, kişinin iç dünyasıyla ya da çevresiyle ilgili zor durumlardan kurtulmak için edindiği alkol içme bağımlılığıdır. Bu tanım, alkolizmin bir başka psikolojik ya da fiziksel bozukluğun dışa vurumu olabileceği ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Kişi alkol almayı öğrenip bu bağımlılığı edindikten sonra, alkolizm esas hastalık haline gelip, alta yatan esas hastalığı yok etmekte ya da üstünü örtmektedir. Görüldüğü üzere, alkolizmin oldukça çok tanımı, türü ve sebebi bulunmaktadır. Hekimler hastanın, hangi gruba dahil bir alkolik olduğunu, onun alkol alma sıklığını ve miktarını, davranış biçimini, alkolizminin ortaya çıkışını, gelişimini yaptıkları testlerle, uyguladıkları anketlerle tespit etmekte ve buna uygunbir tedavi şekli uygulamaktadırlar.

ALKOLİZMİN TEDAVİSİ
Alkolizm durdurulabilen bir hastalıktır. Tedavinin başarısı kişiye bağlıdır. Alkolikleri tedaviye razı etmek zor bir iştir. Pek çok alkolik, hastalığını inkar eder. Alkolikler tedavi için başvurduklarında genellikle “dibe vurmuşlardır”. Yani sağlık, aile, meslek ve sosyal yaşamlarından büyük kayıplar vermiş ve çaresiz duruma düşmüşlerdir. Bu hale düşmeden önce alkolikler, bu zevki terk etmeye pek yanaşmazlar, ya da buna karar verseler de kolayca vazgeçerler. Önemli olan bu denli kayba uğramadan bu kısır döngüyü durdurmaktır. Alkolizm; tedavisi güç, fakat durdurulabilen bir hastalıktır. Eğer teşhis ve tedavisine başlanmaz ise giderek artacak içme arzusu hastayı akıl hastalığına ve hatta ölüme götürebilir. Alkolizm tedavisi, tıbbi gözetim altında gereken metodların uygulanması neticesinde alkol içmeyi tamamen kesmek anlamı taşır. Alkol karşısında güçsüzlüğünü kabul etme ve bu konuda yardım arama iyiye doğru gelişimin ilk şartıdır. Milyonlarca insan, bu ilk adımla başlayan yolda alkolün sosyal hayatlarına verdiği zararın üstesinden gelmişlerdir. Hasta olduğunu kabul edip iyileşmeye istekli olan kişiler tedaviden ve kendilerine yardım gruplarından en iyi şekilde yararlanırlar. Etkili bir tedavi, kişinin alkolik olduğunu kabul etmesinden öte, danışma amacıyla bile olsa bir uzmana  b a ş v u r m a s ı y l a başlar. Bazı vakalar ayaktan, bazıları ise hastanede yatarak tedavi edilir. Burada önemli olan, bu tedaviyi uygulayan “tedavi edici” ile açık ve güven telkin edici bir diyalog içine girilebilmesidir. Hastanın alkolizmi tanıması, probleminin ciddiyetini kavrayacak bir bilinç sahibi olması amaçlanır. Tedavinin ana fikri hastaya gerekli tıbbi müdahaleyi yaparken alkolizmle yüzleştirebilmek, ve daha önemlisi tedavi olma isteğinin yapılandılırılması olmalıdır. İlaç tedavisin amacı, alkol almayı kestikten sonra kişideki delirium tremens veya epileptik nöbetler gibi tehlikeli yan etkileri ortadan kaldırmaktır. Bu tedavi hastanın ruhsal rahatlığı açısından da önem taşır. İlaçlar ve dozajları, ilgili doktorla periyodik olarak görüşülerek ayarlanır. Bırakma tedavisinde alınan ilaçlarla hastadaki “ümitsizlik” ve “çaresizlik” duygularını ortadan kaldırarak ona güven verici, denge ve süreklilik gösteren bir duygu durumu kazandırmak hedeflenmelidir