Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK

Site İçi Arama


Bilimsel Çalışmalarda
Güncel Yazılarda

Aktiviteler

Aşağıdaki forma üye olarak Prof. Dr. Mansur BEYAZYÜREK'in etkinliklerinden haberdar olabilirsiniz.

Adınız Soyadınız


Mail Adresiniz


Ruh Sağlığımız Hakkında

Sinirlilik

Sinirlilik başlı başına bir psikiyatrik bozukluk değildir, bazı psikiyatrik bozuklukların belirtisidir. Bazı hastalıklar ve bazı kişilik yapıları insanı sinirli yapar:

1-‘Aralıklı patlayıcı bozukluk’ (intermittent explosive disorder) adlı hastalıkta, kişi şiddetli öfke patlamaları yaşar.

2-Depresyon geçiren kişiler genellikle sinirli olurlar. Kaygı bozuklukları da (anksiyete, panik bozukluğu, obsesif kompülsif bozukluk) çoğu hastayı sinir sahibi yapar.

3-Takıntılı, titiz, mükemmeliyetçi kişiler çoğunluklasinirlidirler. Bunlar kılı kırk yaran, herşeye dikkateden, en küçük hatayı gören insanlardır. Sabit fikirlidirler.At gözlüğü takmış gibidirler. Bardağın hep boş tarafını görür, herşeyi eleştirirler. Aslında son derece dürüst, çalışkan, ahlaki değerlere aşırı önem veren,son derece sorumluluk sahibi, sizi sizden çok düşünen kişilerdir. Bu olumlu özellikleri sebebiyle, diyelim bir kadın, bu tür bir kocadan boşanmaya kalktığında, çevreden ‘Gül gibi kocan var, deli misin, daha iyisini nereden bulacaksın?’ tarzında tenkitler alır. Halbuki herşeyde kusur gören, herşeyi eleştiren, vara yoğa ‘zart zurt’ eden, her işin mükemmel olmasını isteyen bir insanla yaşamak zordur, çünkü dünyada mükemmel yoktur.

4-Şüpheci insanlar sinirlidirler. Bunlar her sözün,her bakışın ardında bir kötü niyet ararlar. Bu kişilere göre insan insanın kurdudur. Kardeşe, anneye-babaya bile güvenmek ahmaklıktır. Eşlerini aşırı derecede kıskanır, onları şiddetli baskı altında yaşatır, kendileri de aldatılma korkusuyla yaşarlar. Bu yüzden kendilerini aşık olan eşlerini hayatlarından bezdirir, onların sevgisini kaybederler. İşyerlerinde ayaklarının kaydırılacağından hep kaygılanırlar. Herkes dolandırıcı olabilir. Böyle düşününce elbette iyi dostları tarafından da günün birinde terk edilirler, yine de hatalarını anlamaz, ‘Falanca da kelek çıktı’ diye yorumlarlar olayı. Konu siyasete geldiğinde komplo teorilerine inanmaya yatkındırlar. Başkalarıyla fazla saf oldukları için alay ederler. Bu insanlar, tehlikelerle dolu bir ormanda, her an saldırıya uğramaya hazır bir kurban gibi hissederler kendilerini. Böyle bir hayat çok zordur. Bu güvensizlik duyguları içinde şüpheci kişi her şeye sinirlenir.

5-Duygularında aşırı ve hızlı iniş çıkış yaşayanlar, ‘dengesiz’ kişiler asabidirler. Sizi birgün göklere çıkarır ertesi gün yerin dibine batırırlar. Birgün çılgınca aşık olur ertesi gün aldatırlar. Siyasi görüşleri sık değişir, birbirine taban tabana zıt fraksiyonlara kayabilirler.

6 -Antisosyal kişiliği olanlar (eski tabirle psikopatlar) şiddetli öfke patlamaları geçirirler. Küçük sebepler yüzünden adam bıçaklayanlar, yok yere cinayet işleyip sonra cezaevlerinde sürünenler genellikle bu kişilerdir. Cezaevlerinde yatanların önemli bir bölümünü bu insanlar oluştururlar. Stresli iş hayatı, mutsuz aile hayatı, alkol ve madde kullanımı sinirliliği arttırır. Sinirli kişilerden bazıları öfkelerine hakim olmayı çok isterler, ama başaramazlar, büyük pişmanlık duyguları çekerler. Bazıları ise kendilerini haklı görürler. ‘Böyle bir olaya da kızmamak olmaz ki’, ‘Ben durup dururken kızmıyorum, beni kızdırıyorlar’, ‘Beni tahrik ediyorlar, hiç alttan almıyorlar’ gibi mazeretler üretirler. Çevrelerine zarar verdikleri, insanları kırıp incittikleri halde anlaşılmayı beklerler. Başkalarının duygularını anlamakta zorlanırlar. Bazen sinirlenme gerekçelerinde haklı bile olsalar, tepkileri aşırıdır. Sivrisinek herkesi rahatsız eder, ama asabi kişiler sivrisineğe tüfekle ateş ederler. Sinirli insanların evlilikleri iyi gitmez. Sık öfkelenen bir eşe katlansanız bile, ona sevginizi sürdürebilir misiniz? Sinirli ebeveynle büyüyen çocukların da hali kötüdür. Çocuğun küçük dünyasında en büyük hedefi anne-baba tarafından sevilmek, onlara kendini beğendirmektir. Sinirli ebeveyn ‘Ben çocuklarımı çok seviyorum’ dese de, önemli olan duyguların çocuk tarafından nasıl anlaşıldığıdır. Sinirlilik iş verimini azaltır. Gereksiz yere strese kapılan, çarçabuk huzuru kaçan, insanların kalbini kıran birinin iş hayatında doğru adımlar atması zordur. Öte yandan pek çok başarılı iş adamı ve yönetici de sinirliliği ile meşhurdur. Bunun sebebi şudur: İş hayatında insanı başarılı kılan kişilik özellikleri (titizlik, mükemmeliyetçilik, hata kabul etmeme, hırs, yenilgiyi kabullenememe) aynı zamanda sinir sahibi yapar. Sinirliliğin tedavisi, altta yatan sebebe bağlıdır:

1-Sebep depresyon veya kaygı bozukluğu ise,tedavide başarı oranı yüksektir. Bu kişilerde sinirlilik sonradan başlar veya hep sinirli oldukları halde bir dönemde artış gösterir. Sinirli olduklarını kabul ederler, çevrelerindeki insanları kırdıkları için pişmanlık duyarlar. Artık uyku sersemlik yapmayan, ‘müsekkin’ sınıfına dahil olmayan, bağımlılığa yol açmayan ilaçlarla öfke patlamaları kontrol altına alınabilmektedir.

2-Sinirliliği hastalığa bağlı değil de kişiliklerine bağlı olanların tedavisi zordur. Bunlar ya sinirli olduklarını kabul etmeyenler yahut ‘Kendimi bildim bileli hep sinirliydim’ diyenlerdir. Sinirli olduklarını kabul etseler bile çevrelerindeki insaların öfke yağmuruna maruz kalmayı hak ettiklerini düşünürler. Haklı bile olsalar tepkilerinin aşırı olduğunu fark etmezler.